|
Yol olsan; viraj olurdun bir yanı uçuruma salınan
Şarkı olsan; güftesini terk etmiş enstrümantal bir ezgi olurdun
Mevsim olsan; ilkbahar olurdun, kıştan kalma yorgun yinede yaza dair umutlu...
Nesne olsan; kalem olurdun her elde yazılmayan...
Gökyüzü olsan; ne beyazı, ne mavisi, rakı renginde olurdun akşamdan kalan
Çocuk olsan; şımarmayan ama kırılgan, kırıldığını küserek değil, susarak bağıran!
Ne su olurdun, ne şerbet, çay olurdun sohbetlere; söz değil dem veren...
Oyun olsan; saklambaç olurdun ne sobeleyen ne de sobelenen...
Nokta olmazdın,virgül kadar durmaz,ünlem olurdun anlaya bilene....
Ziyaretçi Gönderdi | |